Parmaklar Arasında Yaşanan Bir Aşkın Hikayesi

4

Aslında o an ne kırılan iki dişi, ne yüzünde ve vücudundaki morarmış darp izleri, ne de geliniyle kumasının yüksek sesli kahkahaları ona hiçbir şekilde acı vermiyordu. Çünkü en büyük acısı kalbindeydi. Biricik kızı Kezban’m bütün geleceğinin iki kuruş paraya satılmış olmasının verdiği acı yanında bunlar sönük kalıyordu. Bu üzüntüsü yaralı kalbinde kocaman bir yara açmış ve düşündükçe yarası daha da genişlemişti.

Çünkü Kerime Kezban’ın, biricik kızının, hiç görmediği, tanımadığı hatta verildiğinden bile haberinin olmadığı Mehmet Yusuf adındaki bu adamı çok iyi tanıyordu. Eskiden aynı köyde oturuyorlardı. Köyleri boşaldığında Cizre’ye taşınmışlardı. Yıllarca eşine uyguladığı şiddet ve baskıdan dolayı, eşi daha fazla dayanamayıp kansere yakalanmış sonra da hayatım kaybetmişti.

Bu düşüncelerle iyice ruhunu, bedenini yoruyor, elleri bile tutmaz hale geliyordu. Bu düşünceler içinde yazısı da kötüleşmeye başladı, Zehra kalemi hemen elinden aldı.

Buna rağmen anneciğin parmakları arasındaki kalemi tutarak bu şekilde “Ali ile Ela el ele” cümlesini defalarca yazmaya ve aynı ağızdan heceleyerek alçak bir ses tonu ile dillendirmeye başladı.

Bir ay sonra başına geleceklerden habersiz, o gençlik hayallerinin içinde, o küçük kalbinden bir sürü umut besleyen Ayşe’ye baktıkça içi yandı. Bu evlilikle biricik Ayşe bütün dünyasının yıkılacağını biliyordu. Yıllardır bir çiçek misali kalbinde özene bezene besleyip büyüttüğü kızının durumuna inanmak istemiyordu.

Bir an bu düşüncelerden sıyrılıp ev ödevini yapmaya çalışıyorsa da kısa bir süre içinde, yine bu kötü düşünceler bir kemirgen gibi beynini kemirip ellerinin titremesine neden oluyordu. Sonunda bu şekilde, Kezban’ın desteğiyle ödevinin ikinci sayfasını da bitirdi.

Anne sen bu yazdığımız sayfayı da tekrardan iki defa baştan sona kadar heceleyerek oku, nasılsa daha zamanımız var, öğleden sonra Zehra okuldan geldiğinde diğer sayfayı da bitirirsiniz. Birazdan çocuklar okuldan öğle yemeğine gelirler, ben de onlar için yiyecek bir şeyler hazırlayayım.

4

Kerime, ”Tamam kızım,” dedikten sonra Kezban hakkındaki kötü düşünceleri zor da olsa bir müddetliğine kafasından çıkarıp attı. Cuma günü alacağı okuryazarlık belgesinin heyecanıyla başladı heceleyerek Ali ile Elasıyla bütünleşmeye.

“Parmaklar Arasında Yaşanan Bir Aşkın Hikayesi” üzerine 1 yorum.

  1. Aradan beş gün geçmişti. Her başlangıcın bir bitişi olduğu gibi bir kavuşmanın daha sonuna gelinmişti. Yazdan kalan bazı kurumuş incir ve üzümleri bir tabağa ve ağabeylerinin doldurduğu birkaç parça elbiseyi ve küçük bir kavanoza doldurduğu otlu peyniri de sabah erkenden poşetlere koydu.

Bir cevap yazın